15 Ocak 2012 Pazar

Baba!



Dün metrobüste bir adamın yanına oturdum.Siyah saçlı, gözlüklü.Şevkatli bir babanın yanına.
Kucağında bir kız çocuğu, 5-6 yaşlarında. İmrendim. Baba, çocugunu seviyordu, apaçık ortadaydı.
Çocuk, babasının kucağında uyuyordu. Babası onu sıkı sıkı tutmuş,ona sarılmış, daha rahat ettirebilmek için çabalıyordu.Onu seviyordu.
Metrobüs son durağa geldiğinde, adam büyük bir çabayla çocuğa atkı ve şapkasını takmaya çalıştı. Onu seviyor ve üşümesini, hasta olmasını istemiyordu. Ona önem veriyordu.
Belki tek çocuğuydu, belki de bir kaç çocuğundan biriydi. Sonuçta çocuğuydu. Canından bir parçaydı. Onu nasıl sevmez, endişelenmezdi?
Otobüs durdu, ayağa kalktım, geçmeleri için müsade ettim. Adam, çocuğunun elinden sıkı sıkı tutmuştu.Hava soğuktu. Çocuğunun üşümesini istemiyordu.
Hızlı adımlarla yanımdan geçip gittiler...Sadece, arkalarından baktım.. Baktım..

İç çektim, duygulandım. Küçüklüğüm aklıma geldi. Saf duygularım.. Babamı sevdiğim günler..
Babamın elimden sıkı sıkı tuttuğu, ama aslında her şeyin yalan olduğu küçüklüğüm.
Küçükken gerçeğin ne olduğunu anlamazdım. Küçüktüm işte. Saftım. Çabuk kandırılabilirdim,her çocuk gibi. Onun gerçekten beni sevdiğini sanırdım. Neyin ne olduğunu anlamazdım.
Çok büyümedim belki, ama neyin ne olduğunun artık farkındayım. Eski günleri ve bugünleri düşündükçe, gerçekler daha da beliriyor kafamda.
Beni sevmiyorsun baba. İkimizi de kandırmaktan vazgeç.Kendini kandırabilirsin, ama beni kandırabileceğin kızın çok eskilerde kaldı. Bunun için beni sevmemenin hiç bir önemi yok. Sevip sevmemen umrumda değil.Çünkü umrumda olması için,benim de seni sevmem gerekirdi. Üzgünüm baba, seni sevmiyorum.

'Baba' deyişimin soğukluğunun farkında mısın baba? Bunu hissedebiliyor musun? Hissedemiyorsan, bunun da bir önemi yok. Sadece, bunu hissetmeni istiyorum. 'Baba' derken, sadece bir kelime olduğunu, bir lakap oldugunu bilmeni istiyorum.
Belki bunu şuan okuyorsun, belki de biri aracılığıyla okuyorsun. İyice oku baba. Tekrar tekrar oku. Binlerce kez oku.
Bu son değil, bu bir ilk. İçimden atmak istediğim, üstüme yıktığın bu mutsuzluk ve göz yaşlarımın hepsini sana iade edeceğim bu yazdıklarımla. Benim ağladığımdan kat kat fazla. Mutsuzluğumdan kat kat fazla mutsuzluk iade edeceğim sana.
Bizi bu hale getirdiğin ve beni bir babadan mahrum bıraktığın için teşekkür ederim. Olgunlaşmamın en büyük sebebi sensin. Şunu da bil ki, sen iyi bir baba değilsin. Seni yalnızlığınla baş başa bırakıyorum.

Şimdi susuyorum. Bitti sanma, sanmasın kimse! Bu sadece bir ilk.
Şunu herkes anlasın. Yazdıklarım, yaşadıklarımın yansımasıdır. 
Şimdi Defolun.


Gözde/İçimden Gelen Her Şey



1 yorum:

  1. Gözde hanım yazdığınızın aynısını ben de hissediyorum ve sizi anlıyorum; babanızın ölmesinden bile daha ağır bir şey bu sevgiye layık değil....

    YanıtlaSil

Bu gadget'ta bir hata oluştu

İzleyiciler